7 Ocak 2015 Çarşamba

FANTASTURKA 'Türk İşi Fantastik Filmler Festivali'

Ankara Kısa Filmciler Derneği bünyesinde düzenlenen FANTASTURKA 'Türk İşi Fantastik Filmler Festivali' bu yıl 3. kez düzenlendi.


Çankaya Çağdaş Sanatlar Merkezinde düzenlenen film gösterimleri ücretsizdi. Ben de festival kapsamında iki güzel film izleme fırsatı buldum.
Filmlerden ilki yönetmen Yılmaz Atadeniz'in ''Yılmayan Şeytan'' isimli filmiydi.


Filmin sonunda filmin baş rol oyuncusu Sayın Kunt Tulgar'ın katıldığı bir şöyleşi de gerçekleşti. Oldukça keyifli geçen bu söyleşide Tulgar o zaman ki film çekilme koşullarını efekt ve dekorlar için hangi yollara başvurduklarını ve çekilen sıkıntıları anlattı. Ayrıca filmle ilgili anılarından örnekler vererek bizlerden gelen soruları da içtenlikle yanıtladı.

İzlediğim 2. film ise daha eski bir kült yapım olan ''Drakula İstanbulda''.


Siyah-beyaz olan  Mehmet Muhtar'ın yönetmenliğini üstlendiği 1953 tarihli korku filminde, Kont Dracula'nın İstanbul'u ziyareti ve Türk Vampir Avcılarının onunla mücadelesini izledik. 

Festivalin her sene gerçekleşmesinin dileyerek tüm katkıda bulunanlara teşekkür ediyorum. Sinemamızın 100.yılında, sinema tarihimizin bu kült ve hakikaten fantastik filmlerinin unutulmamasını diliyorum.

Müziğin Sihirbazları: Beethoven & Dvorak

Bilkent Senfoni Orkestrasının  6 Aralık akşamı şef Christian Vasquez yönetimindeki konserinde solist olarak Çellist Julian Steckel sahne aldı.


Programın ilk bölümünde orkestra solist Julain Steckel eşiliğinde A.Dvorak'ın Viyolensel Konçertosunu  seslendirdi.

Julain Steckel

Konserin ikinci yarısında benim de Beethoven'ın en sevdiğim senfonilerinden olan 6.Senfoni ''Pastoral'' icrası izledik orkestradan. Her zamanki gibi yine oldukça başarılı bir performans sergileyen orkestrada şef Vasquez'in yönetimi de oldukça dinamik ve enerjikti.

Christian Vasquez


23 Aralık 2014 Salı

Best Of 2014 - Kitaplar

Yıl sonu geldiğinde en sevdiğim şeylerden birisi de listelerdir. Yılın en iyi filmleri, kitapları, müzikleri vs. Ben de çeşitli listelere bakıp hangi filmleri izlediğime, hangi kitapları okuduğuma bakarım. Burada da kendi okuduğum kitaplardan yerli ve yabancı olmak üzere 2014 yılında en sevdiklerimi listeledim.

YERLİ YAZARLAR


1. Deliduman - Emrah Serbes


2. Yaz - Kürşat Başar


3. Dünya Ağrısı - Ayfer Tunç


4. Galiz Kahraman - İhsan Oktay Anar


5. Sol Omzuna Güneşi Asmadan Gelme - Selçuk Altun


6. Oğullar ve Rencide Ruhlar - Alper Canıgüz


7. İstanbul Kırmızısı - Ferzan Özpetek


8. İki Şiirin Arasında - Yekta Kopan


9. Ateş Etme İstanbul - Celil Oker


10.Antabus - Seray Şahiner



YABANCI YAZARLAR

1. Aldatmak - Paulo Coelho


2. Ölümün Sesi - Arne Dahl



3. Kırmızı Pazartesi - Gabriel Garcia Marquez



4. Sular Çekildiğinde - Arnaldur Indridason


5. Buz Prenses - Camilla Läckberg



6. Barbarları Beklerken - John Maxwell Coetzee


7. Hayvan Çiftliği - George Orwell


8. Bir Psikiyatristin Gizli Defteri - Gary Small


9. Alex Cross - James Patterson


10. Hasat - Tess Gerritsen

17 Aralık 2014 Çarşamba

AyşeDeniz Gökçin Resitali

AyşeDeniz Gökçin, 25 yaşında önemli başarılara imza atmış genç bir piyanistimiz. Londra’da yaşayan, piyanoyla küçük yaşta tanışan Gökçin, dokuz yaşında ilk konserini verdiğinden bu yana Kiev Senfoni, Kiev Filarmoni, Cumhurbaşkanlığı Senfoni, Borusan İstanbul Filarmoni, Bilkent Senfoni, New Eastman Outreach gibi pek çok orkestrayla çaldı. Türkiye ’nin yanı sıra Moskova, Verbier, Londra, Texas, New York, Colorado, Kaliforniya ve Kuzey Kıbrıs’ta resitaller vermiş



3 Aralık akşamı Chopin den Nirvanaya adlı konseriyle Bilkent Konser Salonunda sahne aldı.
Programda klasik eserler dışında düzenlemesini kendisinin yaptığı Nirvana parçalarına da yer verdi.


Oldukça eğlenceli ve güzel bir konser izledik. Seyircilerin yoğun ve bitmeyen alkışlarıyla 2 kere de bis yapan sanatçının albümlerine iTunes üzerinden ulaşabilirsiniz.



Interstellar

                            

Merakla beklenen bir Nolan filmi daha. Konusu biraz klişe gibi. Dünyanın sonu gelmiş. Yerleşecek yeni gezegen aranıyor vs vs. Sonrası oldukça karmaşık, Biraz fizik bilgisi, kara delikler, zaman-uzay kavramı oldukça kafa karıştırıyor. Ama bu 3 saatlik şaheser bütün zorluğuna rağmen keyifle izleniyor.