16 Eylül 2014 Salı

Son Okuduğum Kitaplar

Yaz tatilinde özellikle deniz (havuz)  kıyısında uzanıp kitap okumak herkesin tercihidir. Özellikle yabancı turistlerden neredeyse kitap okumayanı yoktu (gerçi artık Kindle kullanan daha fazla gibi). Ben de 20 günlük tatilde şu kitapları okuyabildim:



Emrah Serbes  - Deliduman

Gabriel Garcia Marquez - Yaprak Fırtınası


Arnaldur Indridason - Sular Çekildiğinde
James Patterson - Cadı ve Sihirbaz



Kürşat Başar - Yaz








18 Ağustos 2014 Pazartesi

Guardians of the Galaxy


MARVEL hakikaten bu süper kahraman filmlerini güzel yapıyor. Avengers, Iron Man, Spiderman ve Captain Amerika derken bu sefer hiç bilmediğimiz karakterlerle dolu bir film karşımızda.







Evet bu defa belki de ismini ilk defa duyduğumuz karakterler mevcut. Amaç galaksimizi kurtarmak gibi klişe bir durum olsa da film çok eğlenceli ve aksiyon dozu oldukça iyi. IMAX 3D izlemenizi (çok geç olmuş olabilir) tavsiye ederim. Karakterlerimiz şunlar;



















Filmin konusu kısaca şöyle: Kendisine Star-Lord lakabını takan maceracı Peter Quill, esrarengiz bir küreyi çalınca güçlü, hırslı ve ihtiraslı bir kötü adam olan Ronan'la başı derde girer. Ronan'ın tek amacı küreyi ele geçirmektir ve bu hayali tüm evreni tehdit altına alabilir. Quill, ondan kurtulmak isterken bir anda kendisini birbiriyle hiçbir ilgisi olmayan uyumsuz bir ekibin içerisinde bulur; tehlikeyi yok etmek isteyen Star-Lord, silahlı bir rakun olan Roket, Rakun’un  yoldaşı olan ağaç kılıklı Groot, ölümcül yeşil kadın Gamora ve gözünü intikam hırsı bürümüş Yokedici Drax ile işbirliği içerisine girer. Galaksinin Koruyucuları olarak anılan bu beşli, evren için gerçekten tehlike arz eden bu kürenin gücüne ve peşindeki düşmanlarına karşı ne yapacaktır?





Film çok başarılı. Mutlaka izlenmeli bence. Diğer bir artı olarak da film müziklerini gösterebilirim. 70'li yıllardan özenle seçilmiş şarkılar filmin tadını bir kat daha arttırmış. İyi seyirler.
















8 Ağustos 2014 Cuma




Yeniden merhaba.



Uzun bir süredir blog yazılarıma ara vermiştim. Belli bir sebebi olmamasına rağmen nedense içimden pek yazmak gelmedi. Tabi ülkenin içinde bulunduğu hal ve vaziyet de bunda etkili olmadı değil. Bu sürede yapmayı sevdiğim şeyleri yapmaktan da vazgeçtim sanılmasın. Elimden geldiğince nasıl yaşamak istiyorsam öyle yaşadım. Her şeye rağmen hayat devam ediyor. Okunacak tonlarca kitap, dinlenecek bir dolu müzik ve bizi asla durup beklemeyen de su gibi akıp giden bir zaman var.



Öyleyse devam.



29 Ocak 2014 Çarşamba

Othello (Shakespeare Oyunları Haftası)

Devlet Tiyatroları bu sene 21-26 Ocak tarihleri arasında Ankara'da Shakespeare Oyunları Haftası düzenledi. Biraz geç haberimiz olması ve uygun bir tarih bulmakta zorlanmamıza rağmen son anda Othello'ya bilet bulabildik. Çok çeşitli illerden gelen oyunlarla oluşturulan programda Othello'yu Antalya Devlet Tiyatrosu sahneye koydu.


Oyunun konusu malum tekrar anlatmaya gerek yok. Biraz modern bir yorum getirilmiş oyuna, özellikle dekor ve kostümler sanki bir Blade ya da Matrix havası estirdi sahnede. Alttan gelen yüksek volümlü ses ve yoğun duman oyunun karanlık tarafına daha da bir kasvet kattı.


Genel olarak fena bir yorum değildi, sıkılmadan izledik.Oyunculuklar da başarılıydı özellikle Othello rolündeki popüler dizi Muhteşem Yüzyılın Sümbül Ağası Selim Bayraktar seyirciden büyük alkış ve beğeni aldı.

24 Ocak 2014 Cuma

Mario Frangoulis - Ankara DOB Yeni Yıl Konseri


Ankara Devlet Opera ve Balesinin Yeni Yıl Konseri bu sene Yunanistan'ın Avrupa Birliği dönem başkanlığını alması münasebetiyle, Yunanistan Ankara Büyükelçiliği'nin katkılarıyla dünyaca ünlü tenor Mario Frangoulis'i konuk etti. ANKARA DOB Orkestrasını yine Yunanlı ünlü şef Lukas Karytinos yönetti. Solist olarak da Mario Frangoulis'e bizim dünyaca ünlü sopranomuz Feryal Türkoğlu eşlik etti.


Programın ilk bölümü Mario'nun albümlerinde ve diğer konserlerinde seslendirdiği artık ezbere bildiğimiz Hijo de la Luna, Caruso, Vincero Perdero, Mamma, Luna Rossa ve Granada gibi popüler eserlere ayrılmıştı.


İkinci bölümde ise daha çok Yunanlı bestecilerin eserlerini seslendirildi. Final ise harikaydı. Orkestra sezon içi rutin programından çalmaya alışık olduğu Mikis Theodorakis'in Zorba'sından Strosse to Stroma Sou adlı eseri o kadar coşkulu çaldı ki sahnede Mario Frangoulis ve Feryal Türkoğlu sirtaki bile oynadılar. Yoğun alkışlar sanatçıların 3 kere bis yapmasıyla sonuçlandı. 

Konser bizler için adeta çölde bir vaha gibiydi. 40 yıl düşünsen Ankara'da Mario Frangoulis'i canlı dinleyeceğim aklıma gelmezdi. Bu yüzden Ankara DOB'ne ne kadar teşekkür etsek azdır. Ayrıca Mario -biraz klişe bir tabir olacak ama- adeta bizden birisi gibi içten ve canayakın tavırlarıyla gönülleri fethetti.