7 Ocak 2016 Perşembe

Beethoven: Symphony Nos. 5 & 7 - Pittsburgh Symphony Orchestra, Manfred Honeck

Bugün dinlediğim albüm.
 

 
 


Bu kayıt Kleiber'in Viyana Filarmoni ile yapmış olduğu efsanevi kayıttan sonra 5 ve 7. senfonilerin en iyi kayıtlarından birisi.

Göğün Bütün Çeyrekleri - Bedia Ceylan Güzelce

 
 
2016'da okuduğum ilk kitap.
 
Kitap Hakkında:
1473’ün yazarı Bedia Ceylan Güzelce’den aşk ve ölümsüzlük üzerine “ince” bir roman.



“Babil’de, onu bütün bu binyıllar boyunca gerçekten sevebilmiş birkaç insanın arasında mutluydu ve tamdı. ‘Başlangıçta hepimiz tamdık, sonra yarım kaldık. Şimdiyse çeyreğiz’ dedi kendi kendine. Göğün bütün çeyrekleri bazen bir yarayla, bazen de bir yalnızlıkla sınanıyordu. Timur, ne yaparsak yapalım bir daha tamamlanamayacağımıza, hep böyle çeyrek kalacağımıza kanaat getirdi.”


Şehrin tek çocuk hastanesi… Hiçbir çocuğun ölmediği bu mucize hastanenin mucize başhekimi, şehrin ve hatta belki de tüm zamanların en yalnız insanı Doktor Timur… Hastaneye sırf onun için, ondan hayati (ve ölümcül)
bir şey istemek için gelen Yaşlı Adam. Ve binlerce yıldır, Tufan’ın evvelinden beri, kesişen hayatlar…


1473’ün yazarı Bedia Ceylan Güzelce’den aşk ve ölümsüzlük üzerine “ince” bir roman.

15 Ekim 2015 Perşembe

Berlin'de Bir Konser Deneyimi

Geçtiğimiz hafta bilimsel bir toplantıya katılmak için Berlin'e gittim. Toplantı dışında kalan zamanlarda bu güzel şehri gezme şansım da oldu. Aslında hep hayalim Berlin Filarmoni Orkestrasının bir konserini izlemekti fakat daha gitmeden önce baktığımda tüm konserlerin tükendiğini görmüştüm. salı öğlen düzenlenen ücretsiz halk konserine de kongre saatlerine denk geldiği için maalesef gidemedim. Kongre bittikten sonra cuma günü boş gün olarak programlamış ve şehir turuna çıkmıştım. Gendarmenmarkt'a geldiğimde ki burası Konzerthaus, Fransız Katedrali ve Alman Katedrali'nin bulunduğu bir meydan, Konzerthaus'u gezerken programa şöyle bir göz attım. o akşam Konzerthaus orkestrasının konseri olduğunu ve solist olarak da Jian Wang'ın (Çello) gördüm ve gişeye gidip bu akşam için bilet olup olmadığını sordum. Olumlu cevap alınca da hemen bir bilet alıp akşam saat 8'deki konseri beklemeye koyuldum.

Gendarmenmarkt'ın Panoramik Görünümü (Alıntıdır)
Konserden yarım saat önce salona geldim ve içeri girdim. Bizden farklı olarak konser programı ücretliydi zaten Almanca olması nedeniyle almaktan vazgeçtim. Salon çok büyük olmamasına rağmen oldukça etkileyiciydi. Seyirci profili de az çok bizdeki gibi orta-üst yaş grubunun ağırlıklı olduğu bir kitleydi. Konser tam saatinde başladı.




Konzerthaus ve Önündeki Schiller Heykeli



Konzerthaus'un Tavanı
 

İlk bölümde şef Nikolaj Znaider yönetimindeki orkestra solist Jian Wang ile beraber Elgar'ın en meşhur eseri Çello Konçertosu op.85'i seslendirdi. Bu eseri belki de bugüne kadar en iyi yorumlayan erken yaşta aramızdan ayrılan Jacqueline du Pre olsa da Jian wang da başarılı bir icra gerçekleştirdi ve seyirciden yoğun alkış aldı. Sonrasında bis yaparak bizlere Çin menşeyli bir eser daha seslendirdi.


Jian Wang Biste



Konserin ikinci yarısında ise Şostakoviç'in 10.Senfonisini dinledik orkestradan. Oldukça başarılı bir icraydı ve yer yer coşkulu tınıların olduğu bu senfoniyi layığıyla çaldılar. Her ne kadar Berlin Filarmoniye gidemesem de yine de Berlin gibi kültür ve sanatla yaşayan bir şehirde konser izlemek oldukça güzel bir deneyimdi. İnşallah bir daha ki sefer Filarmoninin o eşsiz salonunda bir konser dinlerim hatta Silvesterkonzert olur kim bilir.



KonzerthausBerlin Orkestrası


Festival of Light Kapsamında Konzerthaus Işıklandırması








29 Eylül 2015 Salı

Grayson Perry - “Küçük Farklılıkların Kibri”

CerModern'e gitmişken yine ilginç bir sergiyi daha gezme fırsatım oldu. British Council işbirliği ile gerçekleşen “Küçük Farklılıkların Kibri” adlı sergide, Grayson Perry’nin British Council koleksiyonda yer alan, 2 x 4 metre boyutundaki 6 duvar halısından oluşan serisi sergileniyordu.
 
 
 
İngiliz sanatçının tasarladığı ve Belçika'da özel olarak dokunan halıların görülebildiği sergide halılarda anlatılanlar da belirtilmiş. Fakat daha dikkatli incelendiğinde İngiliz kültürüne ait farklıklar ve çeşitli detaylar da göze çarpıyor.
 
Serginin tanıtım yazısından: ''Turner ve BAFTA ödüllü sanatçı Grayson Perry'nin "Küçük Farklılıkların Kibri" adlı sergisinde , Modern İngiliz yaşam tarzının dramını Rönesansvari ipuçlarıyla harmanlayarak yorumladığı zevk ve sınıfsal izlenimlerini yakın planımıza taşıyor.

Sergide yer alan “Kafeste Kavga Edenlerin Secdesi”, “Otoparkta Istırap”, “8 Numaralı Cennet Sokağından Kovulma”, “Bakire Anlaşmasının Tebliği (74 ‘Virgin’ Anlaşmasının Müjdesi”, “Üst Sınıf Çıkmazda” ve “#Ağıt” adlarını taşıyan Perry halıları, özel ve büyük boy halıların dokunduğu Flanders’da üretildi.

Küçük Farklılıkların Kibri sergisi, insanların birlikte yaşamayı, giymeyi, kulak vermeyi, okumayı seçtikleri şeylere yaptıkları duygusal yatırımı merkezine alıyor. Sergi, teması, İngiliz ressam William Hogarth’ın (1697-1764) “A Rake’s Progress/Bir Rake’nin Seyri (1733)” adlı çalışmasından ilham alınmış. Grayson Perry, kurmaca karakter Tim Rakewell’in hayatını, çocukluktan ergenliğe ve orta yaşlarındaki zamansız ölümüne kadar anlatıyor. Perry’nin “Küçük Farklılıkların Kibri” çalışması tarihteki sosyal değişiklik sürecini, bugünün ölçeğindeki insan karakterlerinin yaşam temeline taşıyor. Aynı zamanda sanatçı, Tim Rakewell’in hayatı üzerinden, Birleşik Krallıktaki toplumsal sınıfların öne çıkan özelliklerini ve estetik algılarını ortaya koyuyor.

Perry’yi günümüz eleştirmenleri, kısaca “Çağdaş Hayatın Vakanüvisi” olarak tanımlıyor. Sanatçı, sosyal yetişme tarzımızın estetik zevklerimizi nasıl etkilediğini ve çevremizin bu kadar güçlü bir biçimde bizleri nasıl tanımlayabildiğini sorgulamamızı sağlamaktadır. ''
Sergi 11 Eylül - 08 Kasım 2015 tarihlerinde gezilebilir.

 
 
 
 
 
 
 

 
 
 
 

Steve McCurry Fotoğraf Sergisi @CerModern

 
 
Steve McCurry belki de dünyanın en tanınan fotoğrafçılarından. Kendisini meşhur eden fotoğrafların başında ''Afgan Kızı'' isimli fotoğrafı geliyor. Kendisinin eserlerinden seçilmiş fotoğraflar CerModern'de 16.Eylül - 13.Aralık tarihleri arasındaki sergide görülebilir. Ben de uzun bayram tatilinin son günlerinde sergiyi ziyaret etme fırsatı buldum.

Serginin tanıtım yazısından:
'' Fotoğrafçılık alanında birçok önemli ödüle sahip olan Amerikalı fotoğrafçı Steve McCurry günümüzün en iyi görsel yapımcılarından biri olarak kabul edilmektedir. Özel olarak derlenmiş olan bu sergi, sanatçının son 30 yılda dünyanın farklı birçok yerinde çektiği en çok bilinen ve hatırlanan çalışmalarını bir araya getirmektedir. McCurry, benzersiz bir kabiliyetle aştığı dil ve kültürel sınırların ötesinde insani deneyimlerin kısacık anlarına odaklanmaktadır. Bizlere zeki bir gözle sunduğu form ve renkler, şekil ve simetrilerle başka dünyaların içine açtığı pencereler sunmaktadır.''

Sergide fotoğraf çekmedim zira fotoğrafın fotoğrafını çekmek pek doğru gelmiyor. Ben de en beğendiğim fotoğraflarından birisini kendi web sitesinden paylaşmak istiyorum.

 
Bu sergiyi kaçırmayın bence, birbirinden özel ve güzel fotoğraf karşısında durup onların içinde başka dünyaların kapılarını aralayabilir; belki de benim gibi bin bir hevesle alıp artık pek yüzüne bakmadığım fotoğraf makinemi alıp yeniden güzel kareler peşine düşme  isteğine kapılabilirsiniz,  kim bilir.